1. D.S.G.Y. ve S.

netkitap.com

 I. DÜNYA SAVAŞI’NA GİDEN YOL VE SAVAŞ 

     Dünya Savaş Tarihi’nde adeta bir dönüm noktası olan 20. yüzyılın ilk büyük çaplı savaşı Birinci Dünya Savaşı’dır. Bu döneme gelene kadar yapılan savaşların, gerek katılanları dikkate alındığında gerekse vuku bulduğu alanlar göz önüne getirildiğinde yıkım güçlerinin daha düşük olduğu bilinmektedir. Ancak özellikle 19. yüzyılın sonlarında büyük devletler arasında yaşanmaya başlayan hegemonya mücadeleleri 20. yüzyılın henüz başlarında taktik ve teknik anlamda o döneme değin görülmeyen büyük bir savaşın yaşanmasına sebebiyet vermiştir.

      Haluk Ülman da dünya tarihinde ayrı bir yeri olan bu savaşın nedenlerini, savaşa giden yolun hangi aşamalardan geçtiğini ele alan bir esere imzasını atarak bu alandaki bir boşluğu doldurmuş.

      Kitap, savaş öncesindeki durumu tahlil eden bir girizgâh ile başlıyor. Özellikle 1789 Fransız İhtilali sonrasında ülkelerin geçirdikleri dönüşüm ve Avrupa’ya egemen olmaya başlayan “Ulus Devlet” olgusu farklı yönleriyle ele alınmaya çalışılmış. Akabinde, güç anlamında o dönem dünyanın merkezi konumunda olan Avrupa’nın ve Avrupa devletlerinin sömürüye dayanan siyaset anlayışının etkileri tüm dünya genelinde meydana gelen olaylar çerçevesinde incelenmiş. Diğer bir deyişle, İngiltere – Fransa – İspanya – Hollanda – Portekiz gibi ülkelerin dünya sathındaki sömürge siyasetleri ve bunun yansımaları ayrıntılı bir şekilde ele alınmış.

      Yazar, Osmanlı Devleti’ne de ayrı bir bölüm açarak yükseliş döneminin ardından gerileme ve çöküşün nasıl yaşandığını, sömürgeci devletlerin Osmanlıları etki almaya yönelik olarak hangi politikaları uyguladıkları siyasal ve ekonomik temelde tartışılmış. Yapılan bazı savaşlar ve siyasi-ticari antlaşmalar örnekler halinde verilmiş.

      Bu konunun ardından, yükselen milliyetçiliğin ve ulus devlet anlayışının Avrupa’ya nasıl tesir ettiğini ve Avrupalı devletlerin hangi gruplaşmalara yöneldiğini irdeleyen bir bölüm okuyucunun dikkatine sokulmuş. Özellikle, siyasal birlikteliğini sağlayan bir Almanya’nın Avrupa’daki denge sistemini nasıl şekillendirdiği bu meyanda oldukça dikkat çekici. Bismarck döneminde ve akabinde Almanya’nın, Fransa ve Rusya’ya karşı izlediği siyasetin gelecekteki çatışma alanlarını nasıl oluşturmaya başladığını ilginç verilerle görebiliyoruz.

      Kitabın bir sonraki bölümünde Avrupa ülkelerinin Avrupa dışındaki alanlara bakış açıları, bu bölgelerdeki hegemonya mücadelelerinin ne şekilde hızlandığı ve bu hareketliliğin beraberinde getirdiği bunalımın Avrupa genelinden başlayarak Avrupa dışına taşacak bir biçimde nasıl kriz alanları oluşturduğu incelenmiş.

      Son bölümde ise savaşın başlamasına neden olan olaylar zinciri ve savaşın başlaması (Savaş) konusu işleniyor.

      Dünya Savaş Tarihi’nin ilk geniş çaplı vuruşması olan Birinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği yıkımı nedenleri ve sonuçlarıyla öğrenmek isteyenler için iyi bir referans kaynağı olabilecek bu eser, insanlık tarihinin şimdiye değin yaşadığı en büyük yıkımların anası olan II. Dünya Savaşı’na giden yolu da anlatabilmesi açısından gerçekten önemli. Zira bu savaşın şekillendirdiği yeni uluslararası sistem yaklaşık 20 yıl kadar sonra daha da geniş çaplı bir savaşın yaşanmasına neden olmuştur.

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=