Önemli Vakalar 4

netkitap.com

Sırpsındığı Savaşı

Osmanlılar, ele geçirdikleri yerlerde teşkilât kurup arazi islerini tanzim etmeye çalışırlarken, Sırp ve Bulgarlar da Edirne ile Filibe'nin geri alınması için faaliyetlerde bulunup papa vasıtasıyla Avrupa’yı harekete geçirmek istiyorlardı. 1364 yılında Filibe'yi Osmanlılara teslim ederek ailesi ile birlikte Sırbistan’a gitmiş olan Rum kale komutanı, Sırbistan kralı besinci Uras’a bas vurarak Türk kuvvetlerinin azlığından bahis ile onu Osmanlılar aleyhine kışkırtır. Şayet simdi bu isin üzerine ciddiyetle varılmaz ve göz yumulacak olursa vaziyetin ileride çok daha vahim olacağını bildirir. Bundan başka Papa V. Urban’ın teşviki ile Macar kralı Layoş Basta olmak üzere Bulgar, Sırp, Eflak ve Bizanslılar arasında bir ittifak sağlanır. Balkanlar üzerinde bir nüfuz kurmak isteyen Macar kralı, bu ittifak neticesinde Osmanlılara karsı yapılan sefere bizzat iştirak eder. Müttefik kuvvetlerin, Türkleri Balkanlardan atmak için Meriç vadisi boyunca Edirne'ye doğru yürümesi üzerine Edirne'de bulunan Lala Şahin Pasa, bu tehlikeli durum karsısında derhal Bursa'da bulunan Sultan I. Murad'a haber göndererek yardım ister. O, bununla da kalmayarak, maiyetindeki komutanlardan Hacı İlbey’ini de 10.000 kişilik bir kuvvetle ileri gönderir. Hacı İlbeyi, müttefikler Meriç nehrini geçtikten sonra onlara yetişebilmişti.

Hacı İlbeyi, Meriç nehrini geçen ve kendilerine mukabele edilmediği için pervasızca hareket eden düşmanın gaflet ve sarhoşluğundan istifade edip cesurane bir karar verir. Hacı İlbeyi 10.000 kişilik akıncı kuvveti ile gece yarısı düşman ordugâhına üç koldan baskın yapar. Asil büyük Türk ordusunun kendilerini bastığını zanneden Haçlılar, büyük bir bozguna uğradılar. Bir kısmi kirildi, bir kısmi da Meriç'te boğuldu. Gün doğarken kalabalık düşman ordusunun imha edilmeyen döküntüleri kendilerini Meriç nehrine zor attılar. Bunlardan büyük bir kısmi da nehirde boğuldu. Macar kralı Layoş ise canini zor kurtardı. Rivayete göre bu kurtuluşunu devamlı olarak boynuna asili vaziyette üzerinde taşıdığı Meryem'in tasvirine haml ettiği için memleketine döndüğünde bir şükran işareti olarak onun adına bir kilise yaptırmıştı.

Osmanlı tarihlerinde Sırp Sindiği, yabancı tarihlerinde ise Meriç veya Çirmen muharebesi diye bildirilen bu zafer ile Edirne ve Bati Trakya daha da emniyet altına âlindi. Meriç nehri ise tamamen Osmanlı kontrolüne girdi. Bu savaşla Avrupa'da Osmanlılara karsı yapılan müşterek bir mukavemete büyük bir darbe indirildi. Sırp Sindiği savası ile Türklerin Rumenlide süratle ilerlemeleri sağlandı. Bu sayede, Bosna'da olduğu gibi Balkan devletleri üzerinde de hâkimiyet tesis etmek isteyen Macarların nüfuzu kirilmiş oldu.

Macarlarla Türkleri ilk defa karsı karsıya getiren bu savaş, düşmanda öyle bir korku izi bırakmıştır ki, Hammer'in ifadesiyle bu korkuyu ancak Kazikli Voyvoda gibi birisi onu izale edebilmiştir.

Osmanlıların, Balkanlardaki başarısı, Papa’yı yeni bir ittifak kurulması arayış ve teşebbüsüne sevk etti. Bizans İmparatoru, Macar Kralı ve İtalya’daki prenslerle is birliği yapmaya çalışan Papa, Türklere karsı Haçlı seferi açıldığını bildiren bir bildiri yayınladı. Ancak buna tek ciddi cevap, Savoy Dükü U. Amadeo'dan geldi. Amadeo'ya bağlı bir filo, 1366 yılında

Gelibolu'yu ele geçirip tekrar Bizanslılara verdi. Fakat bu sırada Türkler, Trakya bölgesine, durumun kendilerini pek etkilemeyeceği kadar yerleşmişlerdi. Zaten kısa bir süre sonra Gelibolu tekrar alınacaktı.

Sultan Murad, müttefik düşman kuvvetlerinin Edirne üzerine geldikleri haberini alınca derhal kuvvetlerini toplayıp yola koyuldu. Fakat daha önce yol üzerinde bulunan ve icabında Rumeli'den dönerken korsan gemileri ile kendilerini tehdide edecek olan ve Katalan’ların elinde bulunan Biga’yı bizzat kendisi karadan, Edincik ve Gelibolu'dan getirttiği donanma da denizden muhasara etmişti. Böylece hem denizden hem de karadan kuşatma altına alınan Biga zapt edilmişti. Biga’nın fethi esnasında Sırp Sindiği zaferinin haberi gelmişti. Sultan buna çok sevinmiş ve Allah'a hamdı etmişti. Sultan Murad, Biga'daki evlerin gazilere taksim edilmesi ve kiliselerin cami haline getirilmesini de eme etmişti. Biga’nın fethinden sonra Bursa'ya dönen Sultan Murad, Sırp Sindiği muzafferiyetinin sükranesi olarak Bilecik'te bir cami. Yenişehir’de bir imaret ve Gazi Erenlerden Postun pus Baba'ya bir tekke; Bursa hisarında bir cami ile Çekirge'de bir imaret, medrese, kaplıca ve han yaptırmıştı. Sultan Murad’ın yaptırdığı bu hayır isleri ile ilgili olarak vakfiyesinden öğrendiğimize göre o, bütün bunları ahiren azığı olarak inşa ettirmiş ve bunlara vakıflar tahsis etmiştir.

Anlaşıldığı kadarı ile Osmanlılar, Trakya'da kazandıkları bu Sırp Sindiği zaferi ile gururlanıp gevşemediler. Gerçek gayeleri, Balkanlar'da yerleşip yurt tutmak olduğundan bu Haçlı seferi kendilerini ikaz ettiği için arkadan gelecek olan tehlikelere karsı daha çok hazırlıklı bulunmayı gerektiren tedbirleri almaktan geri kalmadılar. Muharebe ve dönemin siyasî olayları icabı 1365 yılında devlet merkezini Bursa'dan Edirne'ye nakl ettiren Sultan Murad, kılıcını yeniden kınından çıkarmak lazım geldiğini anlamıştı. Zira barut kokusunu yakından almaya başlayan Hıristiyanlık âlemi, artik kendileri için ortaya çıkan bu tehlikenin farkına varmış bulunuyordu. Bu sebeple Haçlı seferlerini bir daha denemek isteyeceklerdi. Merkezin, Edirne'ye nakl edilmesinden sonra bu yeni taht şehri, saray, cami, medrese, imaret gibi hayır eserleri ile dolduruldu.
Turksavaslari.com


Çamurluova Savaşı

     Çamurluova Zaferi: Mûsâ ve Mehmed Çelebiler arasındaki mücadele 5 Temmuz 1413 Çarşamba günkü ”Çamurluova” Savası’na kadar devam etmiş ve bu savası kazanan Çelebi Sultan Mehmed Besinci Osmanlı pâdişahi olmuştur. Çamurlu-ova, Bulgaristan’da Samakov şehri civarındadır. Burada kardeşine yenilen Mûsâ Çelebi Eflâk taraflarına kaçarken yakalanmış ve idâm edilip cenazesi Bursa’ya götürülmüştür. Mûsâ Çelebi’nin Trakya’daki saltanatı iki buçuk yıl kadar devam etmiş ve onun tasfiyesiyle on sene, on bir ay, sekiz gün süren ”Fetret Devri” sona ermiştir

 

=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=